Opera matı, son yatay matının ilginç bir çeşididir. Kale birinci ya da sekizinci yatayda şahın yanına iner, ama onu hemen yanındaki bir taş korumaz. Bu görevi tahtanın öbür ucundan bir fil üstlenir; kapatma işinin geri kalanını da şahın kendi taşları yapar.
Adını, Paul Morphy’nin 1858’de Paris Operası’nda, bir temsil sırasında locada oturarak kazandığı ünlü oyundan alır. Rakipleri o akşam parlak bir saldırı karşısında çaresiz kaldı ve oyun tam da bu görüntüyle bitti.
Mat neye benzer
Tipik durumda Siyah şah e8’dedir:
- Beyaz kale d8’den şah çeker.
- g5’teki beyaz fil kaleyi g5-d8 çaprazından korur ve e7’yi de tutar.
- f7 ile f8’i Siyahın kendi taşları kapatır, örneğin f7’de bir piyon, f8’de bir fil.
Artık şahın gidecek yeri yoktur. d7’yi kale, e7’yi fil tutar, f7 ve f8 Siyahın kendi taşlarıyla doludur, d8’deki kaleyi de fil koruduğu için şah alamaz. Aynı kalıp şah kanadında da işler: kale f8’den şah çeker, fil b4’te ya da a3’tedir. Birinci yataydaki Beyaz şaha karşı da ayna görüntüsü geçerlidir.
Geldiğini gösteren işaretler
Opera matı, savunan şahın hiç rok yapmadığı ya da geç rok yaptığı konumlarda doğar. Şu ipuçlarına dikkat et:
- Şah hâlâ başlangıç karesindedir, f piyonu ve yakındaki taşlar yerindedir, bu yüzden kaçış karesi çok azdır.
- Son yataya bakan açık bir dikeyde kalen vardır; çoğu zaman kaleler katlanmıştır ya da kale yana geçmeye hazırdır.
- Filin zaten şahın önündeki kareye bakıyordur, örneğin g5’ten e7 üzerinden d8’i gözetler.
- Kale şahını engelleyen tek şey son yataydaki tek bir savunucudur.
Asıl ipucu bu sonuncusudur. Opera matlarının çoğu, son yataydaki savunucuyu ortadan kaldıran ya da saptıran bir fedayla başlar. Klasik yol, bir taşı almaya zorlayan ve d8’i korumasız bırakan bir vezir fedasıdır; o meşhur oyunu unutulmaz kılan da buydu.
Tipik hatalar
Saldıranlar çoğu zaman kale şahını görür ama filin, kalenin ineceği kareyi gerçekten koruyup korumadığına bakmayı unutur. Fil ile kale arasında, örneğin e7’de bir at ya da f6’da bir piyon gibi herhangi bir taş varsa şah kaleyi rahatça alır.
Bir başka hata, son yataydaki savunucu ortadan kalkmadan kale şahına koşmaktır. O zaman savunucu kaleyi alır ve saldırı biter. Önce feda, sonra kale.
Savunmada en büyük hata, dikeyler açılırken şahı merkezde bırakmaktır. Erken rok sorunun çoğunu çözer. Rok yapamıyorsan şahın önündeki kareyi tutan bir taşı elde tut ve son yatayının son savunucusunu değişme. e7’de filin çaprazını kesen bir taş sessizce savunucu görevi görür, onu düşünmeden oynama.
Pratik ipuçları
- Rakip şah rok yapmamışsa yanındaki karelere uzanan her çaprazı takip et. g5’teki ya da b5’teki bir fil, kale şahının gizli ortağı olabilir.
- Son yatayı temizleyen zorlayıcı hamleler ara: savunucuyu yerinden söken şahlar ve almalar.
- Feda etmeden önce son konumu gözünde canlandır. Şahın tek bir boş karesi bile kalıyorsa bir hamleye daha ihtiyacın var.
Bu kalıp kafana bir kez oturduğunda, rok yapmamış şaha karşı kazanılan pek çok kısa oyunda onun saklandığını göreceksin.











